10 Bin Saat Kuralı Gerçekten Başarıyı Getiriyor mu?

Başarıya ulaşmak için uygulanan çok sayıda yöntem bulunur. Son yılların en popüler yöntemi ise 10 bin saat kuralı. Bu kural çerçevesinde pratik yapan kişilerin işinde uzmanlaşarak başarıya ulaşabileceği düşünülüyor. Fakat 10.000 saat kuralının başarıya olan etkisi konusunda farklı görüşler mevcut. Bu doğrultuda 10 bin saat kuralı ve bu yöntemin etkileri hakkındaki detayları sizin için derledik.
10 Bin Saat Kuralı Nedir?
10 bin saat kuralı, bir iş veya konuda uzmanlaşmak için 10.000 saat pratik yapmak gerektiğini savunan bir çalışma metodudur. Bu metot doğrultusunda 10 bin saatten az pratik yapan kişilerin genellikle başarısız olacağı, başarı için ise yoğun pratiğe büyük önem vermek gerektiği düşünülüyor.
10 Bin Saat Kaç Gün, Kaç Ay, Kaç Yıl?
10 bin saat, 24 saatlik dilimler şeklinde düşünüldüğünde yaklaşık olarak 416.7 gün, 13.7 ay veya 1.14 yıl şeklinde hesaplanır. Fakat söz konusu pratiklerin 24 saat süresinde yapılamayacağı için bu hesabın da çalışma saatleri üzerinden yapılmasında fayda vardır. 52 haftalık bir yılın her haftası 5 gün boyunca 8 saat pratik yaptığınızı varsayalım. Buna göre yılda 2.080 saat pratik yapmış olursunuz. Buna göre 10 bin saatlik pratik süresine yaklaşık olarak 4 yıl 9 ay gibi bir süre sonunda ulaşmış olursunuz. Yani bu kural, ortalama 5 yıllık çalışma sonrası uzman olabileceğinizi savunuyor.
Malcolm Gladwell ve Outliers Kitabındaki Teorisi
10 bin saat kuralının son yıllarda popüler olma sebebi, dünya genelinde birçok ülkede çok satanlara girmiş olan ve Malcolm Gladwell tarafından yazılan Outliers isimli kitap. Kitap, geçmişte yayımlanmış bazı makaleleri ve bazı başarılı isimleri referans göstererek başarının 10 bin saat kuralı ile mümkün olduğunu anlatıyor ve bu kuralı uygulamak için izlenecek yolları öneriyor. Yazar, kitaptaki teorisini Bill Gates’in lise yıllarında bilgisayar laboratuvarına giderek kodlama çalışmasının ve The Beatles grubunun geçmişte aralıksız 8 saat çaldığı dönemlerin sonraki başarılarının kaynağı olduğunu söyleyerek savunuyor.
10 Bin Saat Kuralının Temel Varsayımı
Bu yöntemdeki temel varsayım, pratiğin süreklilik ve yoğunluk taşıdığı zaman kısa sürede uzmanlık getireceği fikridir. Kişilerin aralıksız 10 bin saat değil, toplamda 10 bin saat pratik yapmasını söyleyen bu fikir, pratiklerle birlikte konu üzerinde yapılan çalışmalar ve edinilen deneyimleri de bu süreye dahil eder. Dolayısıyla herkesin 10 bin saati doldurma süresi farklı olabilir.
10 Bin Saat Kuralının Bilimsel Temelleri

Malcolm Gladwell, Outliers kitabındaki bu kuralın temelini biraz da geçmişte yapılan bir araştırmaya dayandırıyor. Anders Ericsson tarafından 1993 yılında yapılan söz konusu araştırma, günümüzde bilimsel taraftan pek kabul görmese de kitabın okurları ve bu yöntemi mantıklı gören kişiler, araştırmayı da referans olarak kabul ediyor.
Kuralın Ortaya Çıkışı: Anders Ericsson’un Araştırmaları
Söz konusu çalışma Anders Ericsson tarafından 1993 yılında bir müzik okulunda öğrenciliğine devam eden kemanist üzerinden yapılmış. “The Role Of Deliberate Practice in The Acquisition of Expert Performance” başlıklı çalışmadan sonuç olarak çıkan fikir, en iyi kemanistlerin en çok pratik yapanlar olduğu şeklinde. Buradan yola çıkarak kasıtlı ve bilinçli pratik yapmanın önemini vurgulayan çalışma, Gladwell’e de ilham olmuş ve Outliers kitabı ortaya çıkmış. Bu kitabın uzun süre çok satanlarda kalması da 10 bin saat kuralını popülerleştirdi.
Uzmanlaşma ve Pratik Yapmanın Beyin Üzerindeki Etkileri
Ericsson’un çalışması, bir konuda elitlik seviyesine ulaşabilmek için pratiğin en önemli etken olduğunu; genetik, yetenek ve karakter gibi detaylardan daha etkili olduğunu savunuyordu. Aynı savunmayı Outliers kitabının genelinde görmek de mümkün. Gladwell, “On bin saat. Mükemmelliğe ulaşmak için gereken süre bu!” iddiasıyla uzmanlık yolunda pratik yapmanın beyni olumlu etkilediğini de vurgulayarak kitaptaki yöntemlerin başarı için işe yaradığını savunuyor. Fakat Gladwell’ın haksız olabileceğini söyleyen araştırmalar da mevcut. Peki, hangi araştırma daha ikna edici ve 10 bin saat kuralı gerçekten işe yarıyor mu?
10 Bin Saat Kuralı Gerçekten Geçerli mi?

10 bin saat kuralıyla ilgili en popüler araştırmalardan biri Ericsson’a ait olsa da en kapsamlı ve tutarlı sonuçlar veren güncel çalışma, 2014 yılında B. N. Macnamara tarafından yapıldı ve pratiğin anlatıldığı kadar da etkili olmadığı sonucuna ulaşıldı. Ayrıca Malcolm Gladwell’e ilham olan Anders Ericsson da kitaptaki fikrin hatalı olduğunu söyledi.
2014’te Yapılan Çalışma: Pratik Her Zaman Başarı Getiriyor mu?
B. N. Macnamara tarafından 2014 yılında yapılan “Deliberate Practice and Performance in Music, Games, Sports, Education, and Professions: A Meta-Analysis” isimli çalışma, bilinçli pratiğin uzmanlık performansına erişmedeki etkisini sayısal verilerle açıkladı. Çalışmaya göre 10 bin saat kuralı gibi uzun süreli bilinçli pratik yapmanın bazı alanlardaki performans varyansına etkisi şöyle:
- Oyunlarda %26
- Müzikte %21
- Sporda %18
- Eğitimde %4
- Mesleklerde %1’den az
88 adet bilimsel makalenin sonuçları ve 11.000 araştırma katılımcısıyla gerçekleştirilen bu çalışmanın temel sonucu ise pratik yapmanın bir yetenek üzerinde uzmanlaşmaya ve başarılı olmaya etkisinin ortalama %12 olduğu şeklinde. Bu veriler; pratik yapmanın oyun, müzik ve spor gibi alanlarda gerçekten etkili olduğunu; fakat tek başına yetmediğini, diğer pek çok alanda ise çok küçük oranlarda etki sahibi olduğunu gösteriyor.
Beceri Gelişimi ve Yeteneğin Rolü
1993 yılında kemanistlere dair bilgi içeren çalışmayı yapan Anders Ericsson; 2012 yılında bir röportajda 10.000 sayısının sihirli olmadığını, araştırma kapsamındaki yirmili yaşlarındaki kemanistlerin araştırma öncesi 10 bin saatten fazla çalışmış olduğunu ve uluslararası başarı kazananların 25 bin saatten fazla pratik yapmış olduğunu söyledi. Bu açıklamayı Outliers kitabının hatalı olduğunu vurgulamak için yapan Ericsson, başarı için farklı etkenler olduğunu da savunmuş oldu.
B. N. Macnamara’nın 2014 yılındaki araştırmasına geri dönecek olursak uzmanlaşmanın ve başarıya ulaşmanın yaş, zeka, genetik, yetenek, eğitim gibi çok sayıda etkene bağlı olduğu da görülüyor. Araştırma her ne kadar 10 bin saat kuralının yeteri kadar etkili olmadığını ortaya çıkarmış olsa da bu yöntemin hangi alanlarda başarılı olabileceğini de gösterdi.
10 Bin Saat Kuralının Uygulandığı Alanlar
B. N. Macnamara imzalı araştırma, bilinçli pratiğin bazı alanlarda başarıya yüksek oranlı etki ettiğini de buldu. Bu alanların başında oyun, müzik ve spor geliyor. Oyun, müzik ve spor gibi alanlarda daha fazla pratiğin daha fazla başarıya etki edebilmesinin sebebi ise bu alanlarda başarı elde etmenin temelindeki istikrardır. Örnek vermek gerekirse bir atletizm yarışmasında başarılı olmanın temeli, 100 yıl önce de bugün de hızlı ve doğru koşmaktır. Yani bir atlet, 10 bin saat çalıştıktan sonra herhangi bir sürprizle karşılaşmayacağı için pratikten gelen alışkanlıklarıyla başarıya ulaşabilir.
10 Bin Saat Kuralına Karşı Alternatif Görüşler
10 bin saat kuralına karşı alternatif görüşlerin en popüleri, Frans Johansson’un “The Click Moment” yaklaşımıdır. Ayrıca B. N. Macnamara’nın araştırmasında pratiğin etkisiz kaldığı alanlar ile etkili olduğu alanlar karşılaştırıldığında da Johansson’un fikrine benzer bir sonuç ortaya çıkıyor.
Frans Johansson’un “The Click Moment” Yaklaşımı
Frans Johansson, The Click Moment isimli kitabında 10 bin saat kuralının ne zaman işe yarayabileceğini ve ne zaman etkisiz kalacağını ele alıyor. Johansson’a göre 10 bin saat pratik yapmak sadece istikrarlı ve oturmuş yapıya sahip sistemler için geçerli. Burada yine sporcu örneğini vurgulayabiliriz. Yani pratik yapmanın, uzmanlaşma ve başarı konusunda diğer tüm detaylardan daha fazla etkili olması sadece hiçbir zaman değişmeyen kurallara sahip alanlarda mümkündür.
Girişimcilik ve Dinamik Alanlarda Kuralın Geçersizliği
10 bin saat kuralının geçersiz kaldığı alanlar, dinamik yapıdakilerdir. Hem araştırma sonuçları hem de The Click Moment kitabı, dinamik alanlarda pratikten çok daha önemli detaylar olduğunu vurguluyor. Bu tür çalışma metotları çoğunlukla girişimciler tarafından dikkate alındığı için Johansson da girişimcilikten bahsederek durumu açıklıyor. Girişimcilikte kurallar istikrarlı değildir ve dinamik bir şekilde sürekli değişir. Girişimcilik alanında geçerli olan kuralların yerine sürekli yenileri geliyor. Bu da uzun süreli bilinçli pratik yapmayı imkansız ve etkisiz hale getiriyor.
Bu konudaki örneğimizi teknoloji devi Samsung markası üzerinden verebiliriz. Samsung, küçük bir gıda firması olarak kuruldu. İlk ürünü erişte (noodle) iken zamanla yelpazesine balık, un, sebze gibi ürünler ekledi. Telefon üretimine kadar geçen sürede tekstil, banka, sigorta şirketi gibi farklı alanlarda da hizmet veren Samsung’un yöneticileri, girişimciliğin değişen dinamiklerine ayak uydurarak ilerledi. Tek bir alanda uzun süreli çalışma sonucunda başarıyı hedefleselerdi, bugün Samsung marka telefonlar ve elektronik eşyalar hayatımızda olmayabilirdi.
10 bin saat kuralı ile ilgili tüm bu veriler ve örnekler doğrultusunda başarıya giden yolu kendi faaliyet alanınızın kurallarına göre çizmeniz gerektiği sonucuna varabilirsiniz. Siz de bir girişimci olarak başarı elde etmek istiyorsanız girişimciliğin trendlerine hakim olup değişen dinamiklere göre hareket etmelisiniz. Başarının en önemli göstergesi olan satış hacmini, duruma göre 10 bin saat veya farklı bir yöntem uygulayarak artırabilirsiniz. Bu noktada önemli olan, yeni nesil yöntemlerden kopmamak ve bunları doğru zamanda hayata geçirmek. Yeni nesil yöntemler konusunda fikir almak için ise “Satışlarınızı Artıracak Yeni Nesil Pazarlama Yöntemleri” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
